Fotoğraf Prodüksiyonu2021
8 Mart Editoryali — Maskülen ve feminen moda editoryali
8 Mart Kadınlar Günü için Taksim'de gerçekleştirilen maskülen ve feminen moda editoriali. Fotoğraf ve yaratıcı prodüksiyon: Pippet Creative.
- Hizmet
- Moda Fotoğrafı
- Rolümüz
- Kişisel moda editoryali: fotoğraf, rötuş
- Teslimler
- Kapsam · 8 Mart Kadınlar Günü – Maskülen ve Feminen Moda EditoryaliSüre · 6 saatYer · Taksim, İstanbulFotoğraf · Arda YılmazKamera · Sony A7R IIIObjektif · 24–70 mm, 35 mm, 85 mmStyling · Gözde Koç
- Yıl
- 2021
- Medya
- 5 kare
- Karakter rengi
- Siyah
#1C1A1B
Gücün tek bir görünümü yok: 8 Mart'a özel moda fotoğrafçılığı
8 Mart 2021 Dünya Kadınlar Günü'nde İstanbul'un Taksim bölgesinde gerçekleştirilen bu moda çekiminde Pippet Creative, kadın kimliğinin maskülen ve feminen estetikle kurduğu ilişkiyi fotoğrafik bir anlatıya dönüştürdü.
Model Duygu'nun yer aldığı editorial çekimde, klasik kadın takım elbisesi güçlü bir stil ifadesi olarak ele alındı. Siyah blazer ceket, kumaş pantolon, deri botlar ve Intimissimi iç giyim parçasının birlikte kullanıldığı kombin, geleneksel kadın giyimi kalıplarının ötesine geçen çağdaş bir moda yaklaşımı sundu.
Projenin temel fikri, kadınların yalnızca feminenlikle özdeşleştirilen bir görünüme sahip olmak zorunda olmadığını; maskülen kodları da kendi kimliklerinin ve stillerinin bir parçası olarak özgürce taşıyabileceklerini göstermekti.
Fotoğraf prodüksiyonu Pippet Creative tarafından gerçekleştirilen çalışmanın fotoğrafçılığı, moodboard hazırlığı ve yaratıcı yönlendirmesi Arda Yılmaz'a, styling çalışması ise Gözde Koç'a aitti.
Konsept: maskülen güç ve feminen kimliğin birlikteliği
Moda tarihinde takım elbise, uzun yıllar boyunca otorite, resmiyet ve güçle ilişkilendirilmiş bir giyim formu olarak öne çıktı. Kadın modasında yeniden yorumlandığında ise bu parça, yalnızca bir kıyafet değil; bireysel duruşu ve kendini ifade etme biçimini temsil eden bir unsur hâline gelebiliyor.
Bu editorial çalışmada kadın takım elbisesi, söz konusu sembolik gücün merkezine yerleştirildi. Siyah takım elbisenin keskin hatları, blazer ceketin yapılandırılmış formu ve deri botların güçlü karakteri maskülen moda kodlarını görünür kılarken; iç giyim detayı, saçın doğal hareketi ve portrelerdeki yumuşak ifade bu görsel dili farklı bir boyuta taşıdı.
Amaç, maskülenlik ile feminenliği birbirine karşıt iki kimlik olarak sunmak değil; her ikisinin de aynı bireyin stilinde ve karakterinde bir arada bulunabileceğini vurgulamaktı. Bu nedenle fotoğraflarda güç, yalnızca sert bir yüz ifadesi veya baskın bir duruş üzerinden tanımlanmadı. Sakin bakışlar, kontrollü beden dili ve doğal hareketler de anlatının önemli parçaları oldu.
Taksim'in mimari dokusunda şehirli bir moda hikâyesi
Çekimin İstanbul Taksim'de gerçekleştirilmesi, projenin görsel karakterine doğrudan katkıda bulundu. Bölgenin tarihî mimari detayları, taş sütunları ve şehir dokusu; siyah takım elbisenin modern, keskin silüetiyle güçlü bir görsel ilişki kurdu.
Özellikle taş sütun önünde gerçekleştirilen tam boy kompozisyonlarda, modelin bedensel duruşu ile mimarinin dikey çizgileri arasında bir bütünlük oluşturuldu. Siyah takım elbisenin ağırbaşlı görünümü, açık renkli taş yüzeyler ve doğrudan güneş ışığıyla daha belirgin hâle geldi.
Daha yakın kadrajlarda ise arka planın yumuşaması sağlanarak Duygu'nun yüz ifadesi, saç hareketi ve styling detayları ön plana çıkarıldı. Bu yaklaşım sayesinde fotoğraf serisi hem şehirli bir moda editorialinin atmosferini hem de karakter odaklı portre fotoğrafçılığının etkisini taşıdı.
Styling: kadın takım elbisesinin yeniden yorumlanması
Gözde Koç'un styling çalışmasında siyah takım elbise, çekimin temel görsel unsuru olarak konumlandırıldı. Blazer ceket ve pantolonun klasik birlikteliği, Intimissimi iç giyim parçasıyla daha cesur ve çağdaş bir moda yorumuna dönüştürüldü.
Burada iç giyim parçası, çekimin bütününü tanımlayan bir unsurdan çok, maskülen takım elbisenin yapılandırılmış formuyla kontrast kuran bir styling detayı olarak kullanıldı. Deri botlar ve aksesuarlar da kombinin şehirli ve güçlü görünümünü destekledi.
Fotoğraflarda siyahın ağırlığı korunurken ten tonları, saçın sıcak renkleri ve doğal ışık, görsel anlatının sertleşmeden dengeli kalmasını sağladı.
Işık kullanımı: doğal kontrast ve sinematik portreler
Çekimin görsel kimliğinde gün ışığının oluşturduğu yönlü aydınlatma önemli bir rol üstlendi. Bazı karelerde güneş ışığı doğrudan modelin yüzüne ve kıyafetine düşerken, bazı kompozisyonlarda arka ışık saç çevresinde belirgin bir parlaklık oluşturdu.
Bu farklı aydınlatma koşulları, tek bir styling üzerinden farklı duygusal tonlar elde edilmesine olanak verdi. Yakın plan portrelerde yumuşak arka plan ve sıcak ten tonları daha kişisel bir anlatım oluştururken geniş kadrajlarda mimari çevre, gölge alanları ve keskin ışık geçişleri fotoğraflara daha dramatik bir karakter kazandırdı.
Böylece editorial seri, yalnızca kıyafet gösterimine odaklanan bir moda çekiminden ayrılarak karakteri ve atmosferi de merkeze alan bir fotoğraf çalışmasına dönüştü.
Sony A7R III ile moda ve editorial fotoğrafçılığı
Altı saat süren çekimde Sony A7R III fotoğraf makinesi kullanıldı. 24–70 mm, 35 mm ve 85 mm objektiflerden oluşan lens seti, farklı kadraj ihtiyaçlarına uygun bir fotoğrafik yaklaşım sağladı.
24–70 mm objektif, modelin mimari çevreyle birlikte ele alındığı geniş ve orta plan kompozisyonlar için esneklik sunarken; 35 mm objektif çevresel portrelerde doğal bir perspektif oluşturdu. 85 mm objektif ise daha yakın kadrajlarda modelin yüz ifadesini, saç detaylarını ve kıyafet dokusunu öne çıkarmaya uygun bir seçenek sundu.
Yüksek çözünürlüklü fotoğraf üretimi, siyah kıyafetlerdeki ton ayrımlarının ve doğal ışığın oluşturduğu ince geçişlerin korunması açısından da önemliydi.
Post-prodüksiyon: ışık, renk ve editorial bütünlük
Fotoğrafların post-prodüksiyon süreci Arda Yılmaz tarafından gerçekleştirildi. Serinin görsel karakterinde siyah takım elbisenin derin tonları, sıcak ten renkleri ve gün ışığının yarattığı kontrast ilişkisi belirleyici oldu.
Post-prodüksiyon yaklaşımında, çekimin doğal ışık atmosferini ve editorial karakterini koruyan bütünlüklü bir görsel dil hedeflendi. Farklı mekân ve ışık koşullarında elde edilen fotoğrafların ortak bir anlatı içerisinde değerlendirilmesi, serinin tekil portrelerden ziyade bütünlüklü bir moda hikâyesi olarak okunmasını sağladı.
Dünya Kadınlar Günü'nde moda üzerinden bir ifade alanı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumdaki yerinin, haklarının ve kendilerini ifade etme özgürlüklerinin konuşulduğu önemli bir tarih.
Bu projede moda fotoğrafçılığı, kadın kimliğine ilişkin yerleşik görsel beklentileri sorgulamak için yaratıcı bir ifade alanı olarak kullanıldı. Kadının güçlü görünmek için feminenliğinden vazgeçmesi ya da feminen görünmek için maskülen kodlardan uzak durması gerektiği düşüncesi yerine, farklı estetik özelliklerin aynı kişide özgürce var olabileceği fikri merkeze alındı.
Duygu'nun fotoğraflardaki duruşu, takım elbisenin karakteri ve İstanbul'un mimari atmosferi, bu yaklaşımı tek bir görsel hikâyede buluşturdu.
Pippet Creative için bu editorial, moda fotoğrafçılığının yalnızca kıyafetleri belgeleyen bir üretim alanı değil; kimlik, stil ve toplumsal algılar üzerine görsel fikirler geliştirebilen yaratıcı bir disiplin olduğunu yansıtan çalışmalardan biri oldu.
Görsel alt metinleri
1. 8 Mart moda editoriali – siyah blazer ve Intimissimi iç giyim detayıyla kadın portresi
2. Taksim'de tarihî taş sütun önünde siyah takım elbiseli kadın moda çekimi
3. Maskülen feminen moda editoriali – doğal ışıkta siyah takım elbiseli model Duygu
Benzer işler için moda fotoğrafı sayfamıza bakabilirsiniz.







